Sizi Sevmiyorum Çünkü ’Siz’siniz...

Çarşamba, 16 Aralık 2009 09:55 by ikivanc
Sus Dergi isimli edebiyat dergisi için ideoloji konusunda yazdığım foto-yazım fakat baskıya yetişmediği için buradan yayınlıyorum..


Kökeni fikir, düşünceden gelen bir kelime zaman içinde anlamını ne kadar kaybedebilir, anlamından ne kadar soyutlanabilir ki? İdeoloji... Zaman içerisinde anlamını o kadar kaybetmiş ki gerçek hayattaki anlamı bağnazlığa kadar ulaşmış boyutta.

Okumuyor, düşünmüyor, araştırmıyoruz; bunun sonucu olarak bir ideolojiyi sadece kulaktan dolma bilgilerle, hatır kırmamak, bir ortam içerisinde bulunmak veya statü sahibi olmak için benimsiyoruz... Başka görüşler ne diyor bu konuda, acaba benim savunduklarım yanlış mı demiyoruz, sonuçta bir hiçi savunduğumuzu öğrenmekten korkuyoruz, belki de bu yüzden fanatikleşiyoruz, keskinleşiyoruz.

Aşırı fanatikliğe gidilmesi ve bilgi edinilmemesinin sonucu olarak herşeye toleransımız, hoşgörümüz sıfır oluyor. Başka bir ideolojiye karşı tamamen kapıları kapayıp kesinlikle tahammül edemiyoruz. Konuşup uzlaşacağımıza direkt çatışmaya gidiyoruz. Eskiden de böyle olmamış mı, aynı ülkenin evlatları sebebini bilmedikleri halde birbirini yok etmeye çalışmış, kardeş kardeşi kırmamış mı?... Sebep? Görüş farklılığı!..

Tamam, insan bir şeye inanmalı ama başka görüşlere de saygı duymalı. Başkasının ürettiği fikre körü körüne bağlanıp onu savunacağım diye, ülkesi için sorumluluklarını unutmamalı.

Hayat o kadar kısa ve önümüzde kat etmemiz gereken o kadar büyük bir yol var ki ülke olarak. Acaba böyle bir çatışma için lüksümüz var mı? Yıllarca darbelerle, savaşlarla onlarca yıl kaybeden Ülkem, fikri olarak savaşlarla, çatışmalarla daha kaç on yıl kaybedecek?

Durmadan kendimize sorup duruyoruz; "Neden yeni bişeyler üretemiyoruz", "neden dışa bağımlıyız?", "Neden üreten değil de sürekli tüketeniz?" Cevabını sürekli arıyoruz belki de bu soruların cevabı en verimli çağlarındaki gençlerin, öğrencilerin, başkalarının fikirlerinin, dogmalarının peşinde yok olması olmasın.

Bunun cevabını toplumca idrak edebilmek için acaba kaç nesil daha yok olacak?
Tags:   , ,
Categories:   FotoRoman
Actions:   E-mail | del.icio.us | Permalink | Yorumlar (2) | Comment RSSRSS comment feed

Sus Dergi Foto-Yazım

Pazar, 15 Kasım 2009 06:25 by ikivanc
Biraz da farklı yönlerimden bahsedeyim, blogumu takip edenler sadece bilgisayarla kafayı bozduğumu zanneder :) Ama fotoğrafçılık ve edebiyatla da çok yakından ilgilenmekteyim.

Türkiyenin dört bir yanından edebiyat sevdalısı üniversite öğrencilerinin ortaya çıkardığı basılı yayın dergilerinden "Sus Dergi" isimli derginin Ekim-Kasım sayısında, benim de Foto-Yazım yayınlandı.


Dergide yazımın yayınlanması için aracı olan Aysel Çakmak'a da buradan teşekkürlerimi iletiyorum..

Dergiyi size en yakın NT kitapevinden temin edebilirsiniz.

detaylı bilgi için : susdergi.com

En Sevdiğim Fotoğraflarım...

Pazar, 15 Kasım 2009 06:10 by ikivanc
Uzun zamandır aklımdaydı ama bir türlü gerçekleştiremiyordum. Son 3 yıldır çektiğim, bakmaktan en çok zevk aldığım fotoğraflarımı bir slayt haline getirdim :) Hep bilişim hep bilişim biraz da sanat tarafına kafa yormak lazım değil mi :)



Umarım Beğenirsiniz :)

Renklerin İçinde...

Pazar, 18 Ekim 2009 03:55 by ikivanc


İfadende karasızsın,
Işıkların altında.
Seni tutan birşeyler var,
Korkuların yanında..

Renklerin içinde, düşlerin içinde;
Doğmak sessizce...
Renklerin içinde cenneti içinde;
Ölmek sessizce...

Anlatılmaz bir yanın var,
Öldürmeye hevesli..
Kupkuru çiçek gibisin;
Biraz suya özlemli...

Renklerin içinde düşlerin içinde;
Doğmak sessizce...
Renklerin içinde cenneti içinde;
Ölmek sessizce...

Kargo - Renklerin İçinde
Tags:  
Categories:   FotoRoman
Actions:   E-mail | del.icio.us | Permalink | Yorumlar (0) | Comment RSSRSS comment feed

Elbette...

Cumartesi, 17 Ekim 2009 08:06 by ikivanc


Güneş her akşam batıp hergün doğuyorsa,
Çiçekler solup solup tekrar açıyorsa...
En derin yaralar kapanıyorsa,
En büyük acılar unutuluyorsa...
Neden korkulur hayatta söyleyin bana !
Ben neden hep aynı kalayım söyleyin bana?!

Elbette bazen çiçek açıp bazen solacağım ...
Elbette daldan dala konup sonra uçacağım ...
Elbette bazen hızla dönüp bazen duracağım ...
Elbette bazen söyleyip bazen susacağım ...

İnanmadım asla inanamam
Herşeyin bir sonu olduğuna...

Candan Erçetin - Elbette
Tags:  
Categories:   FotoRoman
Actions:   E-mail | del.icio.us | Permalink | Yorumlar (0) | Comment RSSRSS comment feed

"O" An!

Çarşamba, 29 Temmuz 2009 07:37 by ikivanc


Dün hayatımdaki dönüm noktalarından birisiydi... Üniversitenin dışındaki yoldan karşıya geçmeye çalışırken, bir an kendimi son sürat gelen bir arabanın önünde buldum. O an şimşek gibi öyle duygular, öyle düşünceler geçti ki aklımdan olay sonrası etkisinden çıkamadım, hala da etkisindeyim...

Hep depremlerde, ani rahatsızlıklarda; ölüm gerçeğiyle yüzleştiğimde daha öbür dünya için hazır olmadığımı ve arkamda bırakacağım sevenlerimi düşünürdüm. Ama bu sefer bir ilkti; geçmiş için ne bir pişmanlık ne de geride kalacak kimseyi düşünemedim, belki de düşünmedim...

Kendimi alamadım arabanın önünden... O an orada kalmak istedim, hiç bir yere kaçmadan... Hep eskiden beri buralardan kaçma isteği duyardım, sürekli de kaçtım ama artık kaçmak da çare olmuyordu... Belki de aradığım kaçma buydu diye düşündüm o an... Kalmaya karar verdim orada...

Sonra ne oldu bilmiyorum ama bir güç sanki beni çekti oradan... Saniyenin bilmem kaçlık anında gelişti bunlar... Şimdi belki bunu yazarken anlıyorum; sanırım Kader denilen şey bu olmalı...

VS2010 + C# 4.0 + Blend 3 + Silverlight 3 + DeepZoom + Ipy 2 + Bing Maps

Cuma, 24 Temmuz 2009 12:40 by ikivanc
Son günlerde staja son sürat devam edip, IronPython ile Silverlight hakkında makaleler yazarken; aynı zamanda  Microsoft'un yeni çıkan teknolojilerini inceleyip adapte olmaya çalışıyorum. Yine eskisi gibi, uyku haricindeki tüm zamanım bilgisayar başında geçiyor... Maceralarımı yakında aktaracam :)

İncelediğim arayüz olarak çok mükemmel olan yeni geliştirme ortamları ile insanın aralıksız kod yazası geliyor :))


Visual Studio 2010 ve .NET 4.0 Beta 1
XAML tabanlı olarak yeniden dizayn edilmiş ve bu XAML kodlarında bazı modifikasyonlar yapmamıza bile izin veriyor. Programla birlikte gelen F#, WorkFlow ve Silverlight 3 dikkat çeken yeniliklerden. .NET 4.0 Kütüphanelerini de kullanarak C# 4.0 ve Asp.NET 4.0 uygulamaları da geliştirebilmekteyiz.

C# 4.0
4.0'da Parallel Extension en fazla dikkatimi çeken özellik oldu. Stajda yazdığım programımda sonuç elde etmek için çok ağır hesaplamalar yaptığı için, paralel programlama zaman kazandırma konusunda bana çok faydası oldu. .Net üzerinde bilimsel çalışma yapmak da bi ayrı oluyor böylece :) C# 4.0 yeniliklerinden de yakında bahsedeceğim ;)

Blend 3
Silverlight 3 ile beraber Blend 3 de çıktı. 60 gün deneme süresi olan Blend de en çok dikkati çekense SketchFlow özelliği. Bu sayede çok hızlı bir şekilde program prototipi elde edebiliyorsunuz. Otomatik kod tamamlama ile çok daha kullanışlı.


Silvelight 3
Silverlight 3 Sonunda çıktı. Çok güzel yenilikleri beraberinde getiren silverlight gün geçtikçe muazzam bir teknoloji haline geliyor.


DeepZoom
DeepZoom çok daha kullanışlı hale gelmiş bu son sürümü ile. Menü, SlideShow ve Link özellikleri gelmiş. En çok beğendiğim fotoğraflarımı bir araya toplayıp yayınlayayım dedim DeepZoom'la. Belki ilerde daha düzgün bir şekilde derler ve güzel bir kompozisyonla size sunarım, şimdilik aşağıdaki derlememle idare edin ve test edin derim deepzoom'u :)


DeepZoom - Fotoroman için tıklayın


IronPython 2.6 Beta 2
Python 2.6'nın .NET geçirilme safhası olan Ipy 2.6 Beta 2 ile son beta sürümünü de yayınladı. Açılışlar ve çalışması önceki beta sürümüne göre daha hızlı bir durumda.

IronPython 2.0.2
IronPython 2.0 için en son düzeltmelerden birisi. Açılış ve proje çalışmalarında da hızlanmayı görmek mümkün.

Bing Maps
Virtul Earth veya Live Maps adıyla bildiğimiz, Microsoft'un haritalama sisteminin adı artık Bing Maps. Bing Arama motorunun duyurulmasının ardından, Bing Maps de duyurulanlar arasında. Silverlight ve WPF ile entegre hallerini test edip bir proje geliştiriyorum yine.

Şimdilik gelişmeler böyle :)

Kalabalıklar İçinde Boğulmak...

Cumartesi, 18 Temmuz 2009 08:00 by ikivanc


Gördükçe sıkılıyorum... Hem de çok sıkılıyorum...

Dostum diyebileceğin insanların sayısı 3-5'i geçmemesi, çoğu arkadaşlığın da en az bir çıkar üzerine kurulması, menfaati kesilince uçarcasına aynen uçarcasına uzaklaşması gerçekten üzücü... Ne kadar kötü; çıkarı için yıllarca yanında duruyor ve menfaati kesilince, arkasına bakmadan geçmişi sorgulamadan gidiyor... Bunu sürekli görüp insanlara olan güvenini kaybetmeye başlamak...

Özellikle bu sorunu üniversitelerde çok görüyorum. Herkes ama herkeste aynı dert. Geçmişte güzel dostluklar kuran insanlar bile üniversitede yapayalnız hissediyor kendini bu sebeplerle, kimi kız/erkek arkadaşına bağlanıp kendini kandırmaya çalışıyor, kimiyse etrafıyla bağlarını kesip, kimseyle muhattap olmuyor. Çünkü artık herkesten korkuyorlar...

Okyanustaki bir su zerresi gibi... Kalabalıklar içerisinde yalnızlık çekiyor... Kalabalıklar içerisinde boğuluyor... Sorun nerde peki? bireysel olarak mı yok oluyoruz, yoksa toplumsal olarak mı?

Kapat Gitsin...

Pazar, 11 Ocak 2009 06:36 by ikivanc


Bazen o kadar çok istiyorum ki; içinden çıkamadığım; çözüm üretemediğim anlarda o durumdan kurtulmayı... uzaklaşmayı... başka diyarlara gitmeyi...

Belki de Aç/kapat butonuna sahip olmayı...

İstemediğim zaman o durumu kapatabilmeli... Ya da yeni bir başlangıç için o tuşu kullanabilmeyim...

Şimdi öyle anlar oluyor ki yeni bir başlangıç için izin vereyim... Bırakayım açsın... söylemekten, denemekten korkmayayım. Kaybedeceğim ne varki zaten diyeyim...

Ama gördükçe, hep ilk adımı attıkça, fedakarlıklarımı zamanla sindirdikçe düşünüyorum da... olmayacak sanırım; cesaretim kalmamış... kapat gitsin!...

Ağlatmadan...

Çarşamba, 7 Ocak 2009 05:04 by ikivanc


Gözlerine bir bak... Nasıl da parlak...
Beni uğurlarken yine yüzüme böyle bak...

Gözlerime bir bak... Nasıl da ıslak...
Bana hoşçakal derken onlara iyi bak...

Ağlamadan...
Ağlatmadan...
Gitmelisin...
Şimdi buradan...
Yağmurlardan...
Rüzgârlardan...
Hesap sor bu...
Sokaklardan...

Cem Adrian - Anladım
Tags:  
Categories:   FotoRoman
Actions:   E-mail | del.icio.us | Permalink | Yorumlar (0) | Comment RSSRSS comment feed